e
sv

Mert Hakan Yandaş’tan şampiyonluk sözleri

Fenerbahçe’nin deneyimli futbolcusu Mert Hakan Yandaş, sezona ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Mert Hakan Yandaş'tan şampiyonluk sözleri

ensonhaber.com


Fenerbahçe’nin kaptanlarından Mert Hakan Yandaş, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan ‘Günün Röportajı’ programına konuk oldu.

İşte Mert Hakan’ın sözlerinden öne çıkanlar:

Öncelikle canımızın yandığı, üzüntümüzün tarifsiz olduğu bir konuya dair birkaç cümle söyleyeceğim. Masum bebeklerin, çocukların, insanların, suçsuz binlerce kişinin katledilmesine sessiz ve tepkisiz kalmayı kabul edemiyorum. Bu süreç ve yaşananların bir an önce son bulması adına sorumluluğu olan herkesi göreve davet ediyorum.Bu konuda vicdanlarımız yıllardır yaralı! Ancak son yaşananlar artık tüm dünyayı harekete geçirmeli.

“Milli takımımızı tebrik ediyorum”

Milli ara milli takımımız için çok iyi geçti. Öncelikle milli takımda bulunan arkadaşlarımızı, milli takımımızı tebrik ediyorum. Orada da çok güzel ortam var. İnşallah aynı başarıyı Avrupa Şampiyonası’nda da devam ettirirler. Bu konuda ülke olarak çok mutluyuz. Hepsi çok iyi oynadı. Takımımızdaki arkadaşlarımız da müthiş oynadı. En çok mutlu olduğum, oradaki ortamın çok iyi seviyeye gelmiş olması. Kısa bir periyotta da olsa gerçekten dışarıya, bizlere inanılmaz yansıdı onların birlikteliği. İnşallah böyle başarılı olmaya devam ederler. Kendi takım arkadaşlarım için de çok mutluyum. Özellikle Samet için, çok iyi oynadı. İsmail zaten -Allah nazardan saklasın- başka bir seviyeye doğru devam ediyor. İnşallah böyle devam eder.

Fenerbahçe’nin hem Avrupa’da hem de Süper Lig’deki başarılı grafiği hakkında konuşan Mert Hakan, oluşan takım kimyasının şifrelerini ise şu sözlerle aktardı:

“Çok oyuncu gelmesine rağmen birden oluşan takım havası, gelen oyuncuların da buraya birden adapte olması, bunların çabuk olması beni biraz şaşırttı. Sancılı bir dönem olabileceğini düşünüyordum ama gelen oyuncuların karakterleri, lider özellikleri ve kalite olarak başka bir seviyede olmaları bizim bu yapıyı bir an önce kurmamızı sağladı. Tabii ki hocanın da katkısı bu konuda inanılmaz. Gerçekten çok güzel bir ortam var. 16’da 16 sezon başı hayal edilebilecek bir şey değildi. Onlar geride kaldı. Milli takımı da tebrik ettik o da geride kaldı. Bir an önce camia olarak yeniden lige konsantre olmalıyız. Hocanın söylediği bir şey var, ‘Rakamların önemi yok, önümüzde oynayacağımız maç en önemli maç bizim için ve camiamız için.’ Bu da Hatayspor maçı. Seriyi, rakamları başkaları tutsun. Biz önümüzdeki maçın en değerli maç olduğunu düşünüyoruz. Önemli olan kazanmaya devam edip, mutlu olmaya devam edip camiamızı da mutlu etmeye devam edip günün sonunda nerede bitirdiğimiz. Ben 4 sezondur buradayım. Ligin ilk dönemleri, bizim için gerçekten hep çok iyi geçen dönemler oldu hem Avrupa’da hem Türkiye’de. Ama ondan sonraki süreçlerde ufak bir dalgalanmada camia olarak çok çabuk kırıldık. Oyuncu grubu olarak bunda bizim de hatalarımız var. Bu kırılganlığı yaşamamamız için sürekli yabancı oyuncularımız da bizler de aynı mesajı vermeye çalışıyoruz. Ne olursa olsun, kim nasıl oynarsa oynasın günün sonunda yine bu oyuncu grubuyla sezon sonuna kadar devam edileceği için hep birlikte kalmamız gerektiğini düşünüyorum. Pasaportun önemi yok ama kimlik olarak öyle gözüktüğü için söylüyorum, yabancı oyuncuların da farkında olup dile getirmesi ve bu camiayı birleştirir tavırda bulunmaları 4 sezondur benim çok rastladığım bir şey değildi. Yine de vardı camiayı sahiplenen özel karakterler ama gelmeden kulüp hakkında inanılmaz bilgilere sahip olup gelmiş bir topluluk var. Bunlar 16’da 16’nın arkasında görünen ipuçları. Gerçekten çok karakterli bir takım oluştu. Ama günün sonunda nerede bitirdiğimiz önemli. Bu şekilde başladık inşallah böyle devam eder.

“Bu sezonun kilit noktasındayız”

Sezon öncesi başarıya aç bir ekip kurulduğunu belirten Mert Hakan Yandaş, içinde bulundukları dönemin önemine vurgu yaptı ve camia olarak bir arada olmaları gerektiğinin altını çizdi.

Zaten gelen oyuncuların hepsi inanılmaz kariyerli ve başarıya aç lider karakterler. Zaten camiayı bilerek gelmişlerdi. Biz ona çok hayran kaldık. Dzeko, Tadic, ben ve İrfan ilk yemeğe çıktığımızda sadece 5 saat futbol konuştuk. Onların camiayla ilgili bildikleri şeyler bizleri açıkçası şaşırtmıştı. Ne kadar sahiplenip geldikleri o gün belliydi. Bu, bizim işimizi daha da kolaylaştırdı. Hocanın ne istediğini takıma çabuk aktarması… Gerçekten yaşları kaç olursa olsun başarıya aç bir ekip toplandı. Camiaya saygı duyan ve sonuçları aldıkça ve stadyumdaki o keyfi gördükçe hepsi biraz daha fazla işin içine girdi. Bizim açımızdan da bu sene açıkçası o daha kolay oldu. Zaten hep kariyerleri boyunca şampiyonluğa ve başarmaya oynamış hırsta, karakterde oyuncular. Sancılı dönemlerde de sonuç aldığımız için burayı daha çabuk aştık. Hep böyle gitmeyecek. Camianın 3 sezondur kırıldığı yerler buralar. Buralarda yine birlikte kalmalıyız. Bence bu sezonun kilit noktası burası.

“Taraftarımız bu sezon inanılmaz”

Bu sezon inanılmazlar. Bundan önceki sezonlarda da genelde bize destek olmaya çalıştılar. Zaman zaman kopukluklar yaşadık onlarla. Bu sezon başladığından beri stadyum atmosferi bizim rakipken buraya geldiğimiz o atmosfere dönmeye başladı. Gelmek istemezdik. Oyun 3-0, 4-0 olduktan sonra takımın bir gardı düşer. Ama öyle coşkulular ki oyuna giren oyuncu da bir şeyler vermek istiyor. Dakika 89-90, oyuncular 5-6 kişi ceza sahası içine giriyor. Bu tamamen o statta oluşan coşkuyla, oyunun gücüyle alakalı bir durum. %80-90 bu coşkuyu bize taraftar veriyor. Bu çok önemli bir konu. Bizi öne doğru inanılmaz itiyorlar. Zaten yabancı arkadaşlarımızın da konuştuğu, mesela Dzeko inanılmaz atmosferlerde oynadı, dünyada oynamadığı yer yok, seviye yok, başka bir atmosferin olduğunu söylüyor. Tabii ki daha büyük topluluklara karşı oynadı ama burada çıkan sesin daha başka ve daha enerjik olduğunu söylüyor. İnanılmaz itici güç oluyorlar. İçeride oynadığımız maçların temposu bambaşka bir seviyeye çıkıyor. Bu sene ben de onların çabuk kırılmayacağını düşünüyorum. Yani stadyumun daha kolay kırılmayacağını, daha birlikte olduğumuzu hissediyorum. İnşallah böyle devam eder.

“Güzel bir ortamımız var”

Oyuncu grubu olarak eğlenceli bir grup var. Tesis içinde oynadığımız oyunları taraftarımız görmese de şurada masa tenisi oynarken 7-8 kişi sıra bekliyor. Bir araya geliyoruz, orada makara dönüyor. Tabii ki disiplin bu işin olmazsa olmazı. Suistimal edilmediği sürece ki futbolcuya tesiste verilen rahatlık bence çok önemli. Hocamız da bunu susitimal edilmediği sürece çok iyi ayarlıyor iletişimi, takımın rahatlığını. Herkesi birbirine bağlayan özel konulardan biri bu bence. Güzel bir ortamımız var. Tesiste aldığımız keyif, maça giderken otobüste aldığımız keyif, yurt dışında birlikte yaptığımız sohbetler, burada 10-15 kişilik gruplar halinde maç izlemeler… Bunlar çok rastladığımız şeyler değildi. Lider karakterlerin daha çok olması bence işimizi çok daha kolaylaştırdı. Hocamızın iletişim açısından inanılmaz olması işimizi daha da kolaylaştırdı diyebilirim. Ben çok keyif alıyorum. Bu sezon bugüne kadar gelinen noktada her şey çok iyi.

“Hocamızı değerlendirmek haddim değil”

Hoca Fenerbahçe dinamiklerini en iyi bilen insan. Fenerbahçe’de 400 maç oynamış. Bu inanılmaz bir rakam. Hoca olarak bu üçüncü gelişi. Geldiği 2 dönemde de çok iyi işler yapmış. Bundan ziyade benim konuşmak istediğim, yine buhranlı bir dönemde gelmişti, bir buçuk sezon önce sanırım. Bize Fenerbahçe taraftarının, camianın takımı nasıl sahipleneceğini, bizim onlara neler verdiğimizde bizi nereye çıkaracaklarını çok iyi anlattı. Bu sezon başında da öyle o dönem geldiğinde de öyleydi. O dönem de inanılmaz bir seri yapmıştık. Hocamızı hocalık olarak benim değerlendirmem haddim değil. Yaptıkları zaten ortada. Ortaya inanılmaz şeyler çıkıyor. Ben insan olarak, karakter olarak bahsetmek istiyorum. Egosu hiç olmayan biri ve iletişime inanılmaz açık. Saha içinde doğru neyse herkesle paylaşabilecek. Araştırıp, tartışıp doğruya varmaya açık bir hoca, insan olması çok önemli. Futbolcuların daha samimi, daha yakın davranmasını sağlıyor. Çoğu hoca oynattığı oyunun kusursuz ve tartışılmaz olduğunu düşünür ki hocaların kendi görüşüdür, futbolcular buna her zaman saygı duymak zorundadır. Ama hocamız bu eksiklikleri isim ayırt etmeksizin bütün herkesle konuştuğunda, her akşam her oyuncuyla diyalogda, 10-15 dakika herkesle fikir alışverişinde. Bu bence takımın bir an önce hocaya yanaşmasını ve birlikte olmasını sağladı. Buna açık olması gerçekten büyük bir erdem. Bu çok büyük bir erdem. Bu da çok büyük etken bence 16’da 16’daki süreçte. Onun oynatmak istediği oyun oturduğu sürece kusursuza doğru gidecek. Ben bundan eminim, o dönem de bunu başarmıştık, maç bitmesin istiyorduk. Şimdi de o seviyeye doğru geldik. Biraz sancılı dönemimiz olsa da kazanmayı bildiğimiz için şu anda kusursuza yakına doğru gidiyoruz. Eksiklerimiz tabii ki var ama herkes oyunu daha çok anladıkça kendinden daha fazla şeyler vermeye başladı. Hocamızın iletişimi zaten herkes tarafından çok iyi biliniyor. Zaten görünüyor da, hiçbir şey yapmadan ortaya çıkıyor birbirimize olan yakınlığımızdan, iletişimimizden. En önemli özelliği insan ayırt etmeden sadece Fenerbahçe odaklı, Fenerbahçe’nin başarısı için çalışan biri. İnşallah her şey onun da hak ettiği gibi güzel olur ve sonu şampiyonluk olur. 2 kere direkten döndü, inşallah bu sene onun da hak ettiği başarıyı elde ederiz.

“Canımdan can gitti”

İnanılmaz bir tempo var. Neredeyse bazı maçları 2,5 gün sonra oynuyoruz Avrupa’ya gidişlerde veya Avrupa’dan dönüşlerde. İnsan olarak dinlenmesi gereken oyuncular var. Benim de geçen milli arada topuğumda inanılmaz bir sıkıntı oldu. Üstüne gittiğinde şiddeti inanılmaz artan bir sıkıntı. İdmanlarda idare etmeye çalışıp maçlarda iğneyle oynadım o süreçte. Çünkü oynamam gerekiyordu, dinlenmesi gereken arkadaşlarımız vardı. Benim de takıma yardımcı olmam gerekiyordu. Önemli değil, bunu yapan bir sürü arkadaşımız var. İrfan da aynı şekilde kasığındaki yırtıkla oynadı. Ben topuğumdaki ağrılarla oynamak zorunda kaldım. Bazı fedakarlıklar bu yolda yapılmak zorunda. Bir sürü oyuncu da bunu yapıyor. Bunlar aslında takımın daha çok birbirine bağlanmasını sağlıyor ve camia için yapmamız gereken doğal şeyler olarak düşünüyorum. Biz bunları yapıyorken zaten dışarıda da bize milyonlarca insan fedakarlık yaparak, çocuğunun harçlığından keserek, bir sürü şeyden fedakarlık yaparak stadyuma geliyorlar, forma almaya çalışıyorlar. İnanılmaz sevgi var orada. Bunun bilincinde olan insanlarız ve bunun karşılığını vermek istiyoruz. Bazen olmuyor. Benim dördüncü sezonum, bir başarımız Türkiye Kupası var. Bu durumdan çok üzüntülüyüm zaten. Fenerbahçe’de 4 sezondur oynuyorum ve Türkiye Ligi’ni bir an önce kazanmak istiyoruz. Bunu hak eden insanların olduğunu da biliyorum. İnşallah başaracağımıza da inanıyorum. Bunun için takım olgusunun çok önemli olduğunun da, bizlerin bu fedakarlığı gösterip herkesin bunu gördüğünde daha da sarıldığını hissedebiliyoruz. Bunlar doğal şeyler, çok da önemsemiyorum yaptığım şeyi. Benim ki bayağı şanssızlık. Sol ayağımla şut atarken kramponun içinde ayağım kayıyor, topuğum ezildi. Topuğu yürürken bile kullanıyorsunuz. Futbolun içinde bunlar var. Yırtık vesaire diğer sakatlıkları yaşamadığın sürece bunlar talihsizlik. Böyle idare ettik. İnşallah bu milli arada da bu süreci iyi geçirip bir an önce ağrısız idman ve ağrısız maç oynamak istiyorum. Çünkü canımdan can gitti.

“Final maçımız gibi odaklanmamız lazım”

Bütün camia olarak bir an önce konsantre olmamız lazım. Her şeyi kenara bırakıp final maçımız gibi odaklanmamız lazım. Hatayspor maçı çok önemli. Onların mağlubiyeti yok. Volkan hocanın oynattığı oyun çok iyi. Volkan hoca zaten camiamızın çok farklı yerinde. Bence çok farklı bir figür. Camiaya olan bağını, sevgisini yakından hissettim, gördüm. Hala aynı duygular içinde, bunu da çok iyi biliyorum. Kendisi de inanılmaz bir kariyere doğru gidiyor. Hocalık kariyeri inanılmaz başladı. Onun da yolu açık olsun inşallah. Ama inşallah bizim kazandığımız bir maç olur.

“Gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz”

Son olarak takımın UEFA Avrupa Konferans Ligi’ndeki performansıyla ilgili konuşan Mert Hakan sözlerini şöyle tamamladı:

Orada da mükemmel bir başlangıç yaptık. Hem elemelerde hem de grupta. Tabii ki gruptan lider çıkmak istiyoruz, gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Kupa hedefleri konuluyor. Tabii biz içten içe neden olmasın diye düşünüyoruz. İyi de başladı. Lider bitirebileceğimiz bir gruptayız. İlk maçı özellikle içeride müthiş oynadık. İkinci maç biraz dalgalandı ama gerçekten rakip çok sertti ve tamamen kapanan bir savunmaya karşı oynadığımız için biraz zorlandık ama kazanmasını yine bildik. Kazanma alışkanlığı elde ettik, bu gerçekten çok önemli. Kim oynarsa oynasın elinden geleni yapmaya çalışıyor. 60 maçlık bir serüven gibi gözüküyor. En kötü 50-55 maç oynayacağız çeyrek finalleri, yarı finalleri görürsek. Bu süreçte 55 maç oynayacak oyuncu yok. O yüzden kim oynarsa oynasın destek olunmalı. Herkesin camiaya bir şeyler vermek istediğini yakından biliyorum, isimlerin önemi yok. Orada da gidebildiğimiz yere kadar gitmemiz gerek. Kupaysa kupa. Ama benim için en önemli yer lig. İnşallah ligi kazanmak istiyoruz. İnşallah başladığımız gibi bitiririz. Camiamızı aynı kenetlenmede devam etmek için full konsantrasyonla Hatayspor maçına bekliyoruz.

  • Site İçi Yorumlar

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.